fedai

listen to the pronunciation of fedai
Türkisch - Englisch
{i} bouncer

The bouncer wouldn't let him in. - Fedai onun içeri girmesine izin vermedi.

Tom works as a bouncer in a nightclub. - Tom bir gece kulübünde bir fedai olarak çalışır.

(Konuşma Dili) bodyguard
(Konuşma Dili) bouncer
person who risks his life for a cause
gorilla
bodyguard
heavy
bodyguard, bouncer
chucker out
chucker-out
strong-arm man
chucker
fedayeen
Türkisch - Türkisch
Bir kimseyi veya bir yeri koruyan kimse
Bir ülkü uğruna tehlikeli işlere girişerek canını esirgemeyen kimse, serdengeçti: "Senin yanına fedai yazılacağım ve dini bir uğruna çalışacağım."- R. H. Karay
Bir ülkü uğruna tehlikeli işlere girişerek canını esirgemeyen kimse, serdengeçti
Bir kimseyi veya bir yeri koruyan kimse: "İlk zamanlar sadık fedailerini sık sık gelip yokladılar."- H. Taner
FEDAÎ
(Osmanlı Dönemi) Dâvası ve gayesi uğruna herşeyini çekinmeden feda edebilen
Fedaî
serdengeçti
fedai
Favoriten