fashion, trend, passing style; craze

listen to the pronunciation of fashion, trend, passing style; craze
Englisch - Türkisch

Definition von fashion, trend, passing style; craze im Englisch Türkisch wörterbuch

fad
{i} moda (geçici)
fad
{i} gariplik
fad
{i} heves

Bu sadece geçici bir hevesti. - It was only a passing fad.

Onlar gerçekten bunun gelip geçici bir heves olduğunu kabul etmek istemiyor. - They don't want to admit that it's really a passing fad.

fad
merak

Fadıl, İslam'a merak sardı. - Fadil became interested in Islam.

fad
geçici ilgi
fad
geçici heves
fad
tutku

Fadıl, Leyla'nın tutkularını paylaşmak için çaba harcıyordu. - Fadil was making an effort to share Layla's passions.

fad
şıltak
fad
faddish geçici heves gibi
fad
{i} çılgınlık
fad
{i} geçici bir moda/heves
fad
aşırı bir hevesle üstüne düşülen geçici eğlence veya alışkanlık
fad
{i} tuhaflık
fad
toplumca merak
fad
faddist geçici hevesleri olan kimse
Englisch - Englisch
{i} fad
fashion, trend, passing style; craze
Favoriten