efendim?

listen to the pronunciation of efendim?
Türkisch - Englisch
sorry

I'm sorry, sir. There must have been some mistake. - Üzgünüm efendim. Bir hata olmuş olmalı.

I'm sorry, sir, but a jacket and tie are required. - Üzgünüm efendim ama ceket ve kravat mecburidir.

Pardon me
feel sorry
pardon?
pardon me?
sir!

We have something special for you, sir. - Sizin için özel bir şeyimiz var, efendim.

A gentleman called in your absence, sir. - Siz yokken bir beyefendi aradı, efendim.

ma`am
you see
i beg your pardon?
madam!
yes!
beg pardon
sir

A gentleman called in your absence, sir. - Siz yokken bir beyefendi aradı, efendim.

How may I help you today, sir? - Bugün size nasıl yardımcı olabilirim, efendim?

I beg your pardon!/Sorry!/Can you repeat that, please!
(kötü) sirrah
Speaking (on the phone)
sir! madam!; Yes!; pardon?, pardon me?, sorry?, I beg your pardon?, What did you say?
ma'am
1. sir, madam, ma'am, miss: Başka bir arzunuz var mı, efendim? Would you like anything else, sir? Evet efendim! Yes ma'am! 2. see
my lord
Türkisch - Türkisch
Karşı çıkma, paylama cümlesini pekiştirmek için söylenir: "Olur mu, efendim, bu ne sorumsuzluktur, bu ne hafifliktir böyle?"- Z. Selimoğlu
Anlaşılmayan bir sözü tekrarlatmak için söylenir
Bir sesleniş karşısında "buradayım" anlamında kullanılır
Karşı çıkma, paylama cümlesini pekiştirmek için söylenir
efendim?
Favoriten