buğu

listen to the pronunciation of buğu
Türkisch - Englisch
vapor
steam

Tom caught Mary trying to steam open an envelope addressed to him. - Tom Mary'yi ona gönderilen bir zarfı açmak için buğulama yapmaya çalışırken yakaladı.

The windows were too steamed up to be able to recognize something. - Pencereler bir şeyi tanıyamayacak kadar çok buğulanmıştı.

vapour
mist
vapor, steam, fog
condensation
vapour [Brit.]
condensation, condensed vapor
vapour, steam, condensation, mist
reek
evaporation
breath
buğu bağlamak
(for a windowpane) to get fogged up, be steamed up
buğu yapmak
steam up
buğu yapmak
mist over
Türkisch - Türkisch
Soğuk bir cisim üzerinde ince bir tabaka durumunda yoğunlaşmış sıvı
Su buharı
Isı etkisiyle gaz durumuna geçen sıvı
Yavru geyik
Buhar, buğu
buğu evi
Hastalık dolayısıyla mikroplu sayılan eşyanın sıcak buğu ile temizlendiği yer, tephirhane
buğu kebabı
Et, arpacık soğanı, domates, sarımsak, kekik ve baharat kullanılarak hiç su konmadan hazırlanan bir et yemeği
buğu
Favoriten