bol miktarda

listen to the pronunciation of bol miktarda
Türkisch - Englisch
copiously
abundantly

The government should finance education more abundantly. - Hükümet eğitimi daha bol miktarda finanse etmeli.

plenty of

He had plenty of money for his trip. - Onun yolculuk için bol miktarda parası vardı.

You have plenty of time to catch the train. - Trene yetişmek için bol miktarda zamanın var.

bol miktar
plenty

You promised that there would be plenty of hedgehogs in the village! - Köyde bol miktarda kirpi olacağına söz verdin!

You have plenty of time to catch the train. - Trene yetişmek için bol miktarda zamanın var.

bol miktar
slathers
bol miktarda
Favoriten