berzah

listen to the pronunciation of berzah
Türkisch - Englisch
interval, break, gap
geog. isthmus
very difficult, bad (situation)
place of torment, hell
isthmus, neck kıstak
painful predicament
isthmus
hellish (place)
Islam place where the souls of the dead await the Day of Judgment (located between the world and hell)
neck
(Din) intermediate realm
belayı berzah
great calamity
Türkisch - Türkisch
(Hukuk) İnce ve uzun kara parçası; denize dil gibi uzanan kara parçası
(Osmanlı Dönemi) Mani'a, engel, (Bak: Sırat köprüsü). Ölen insanların ruhları kıyamete kadar berzah âleminde bulunurlar. Berzah büyük ve mânevi bir âlemdir. Dindar olup cennetlik olanlar, berzah âleminde sevdikleri kimselerle ve iyi insanlarla görüşürler ve çok zevkli yaşarlar. Kıyamet kopunca Allah bütün ruhları haşir meydanında cesetleri ile diriltip toplayacaktır
(Osmanlı Dönemi) Sıkıntılı yer
(Osmanlı Dönemi) İki yer arasındaki geçit
(Osmanlı Dönemi) İki âlemin arası. Kabir. Dünya ile âhiret arası
(Osmanlı Dönemi) Perde
Kıstak, dar dil
(Osmanlı Dönemi) ölenlerin, Kıyâmete kadar bulundukları âlem; kabir âlemi; ruhların ve ruhânilerin bulunduğu âlem
Kıstak
iki denizi ayıran dar kara parçası veya dünya ile ahret arasındaki yer
iki kara parçasının daha dar kısmını bağlayan geçit
alemi berzah
(Osmanlı Dönemi) ölenlerin, Kıyâmete kadar bulundukları âlem; kabir âlemi; ruhların ve ruhânîlerin bulunduğu âlem
berzah
Favoriten