balıkçı

listen to the pronunciation of balıkçı
Türkisch - Englisch
(kişi) fisherman; fishmonger; (dükkân) fishmonger's
fishmonger, fishman
fisherman

Tom desperately warned the fisherman not to go fishing on such a bad weather. - Tom böyle kötü bir havada balık tutmaya gitmemesi için balıkçıyı umutsuzca uyardı.

I'm a lousy fisherman. - Ben kötü bir balıkçıyım.

fisher; fishmonger
fisherman, fisher
fishmonger's
fishmonger

The fishmonger guarantees the origin and freshness of his products. - Balıkçı ürünlerinin menşeini ve tazeliğini garanti eder.

fisher

Tom desperately warned the fisherman not to go fishing on such a bad weather. - Tom böyle kötü bir havada balık tutmaya gitmemesi için balıkçıyı umutsuzca uyardı.

The fisherman exaggerated the size of the fish he had caught. - Balıkçı yakaladığı balığın büyüklüğünü abarttı.

balıkçı çizmesi
jackboot
balıkçı yakalı (giysi)
roll-neck
balıkçı ağı
fishing net
balıkçı bağı
naut . fisherman's bend
balıkçı bağı
fisherman's bend
balıkçı gemisi
hooker
balıkçı gemisi
fishing boat (used on the open sea)
balıkçı gemisi süsü verilmiş savaş gemisi
Q ship
balıkçı gemisi süsü verilmiş savaş gemisi
Q boat
balıkçı kadın
fishwife
balıkçı kayığı
fishing boat
balıkçı kazağı
turtleneck

Tom was wearing a black turtleneck. - Tom siyah bir balıkçı kazağı giyiyordu.

balıkçı kulübesi
shieling
balıkçı köyü
fishing village
balıkçı küfesi
creel
balıkçı masalı
fish story
balıkçı takımı
fishing tackle
balıkçı teknesi
smack
balıkçı teknesi
fishing boat

There are a number of fishing boats tied up at the dock. - Rıhtıma bağlanmış birkaç balıkçı teknesi var.

I saw a fishing boat about a mile off the shore. - Ben, kıyıdan yaklaşık bir mil ötede bir balıkçı teknesi gördüm.

balıkçı yaka
a) turtleneck, polo neck b) turtlenecked
balıkçı yaka
turtleneck
balıkçı yakalı
high necked
eskimo balıkçı kayığı
kayak
eskimo balıkçı kayığı
kaiak
tarak ağlı balıkçı gemisi
(Askeri) trawler
1000 tondan büyük balıkçı gemisi
(Askeri) fishing vessel
küçük balıkçı gemisi
fishing smack
motorlu balıkçı kayığı
(Askeri) powered fishing boat
norveç balıkçı teknesi
pram
seyyar balıkçı
costermonger
seyyar balıkçı
coster
tek direkli balıkçı teknesi
smack
trol balıkçı teknesi
drifter
uzun balıkçı çizmesi
waders
yapay balıkçı sineği
doctor
çift direkli hollanda balıkçı gemisi
dogger
Türkisch - Türkisch
Balık tutan veya satan kimse
Balık tutan veya satan kimse: "Çevredeki balıkçılar görmüşler, bizi kurtardılar."- A. Ş. Hisar
semmak
balıkçı düğümü
İşleme başlangıcında yapılan ve sonra kolayca çözülerek işin tersine de tutturulan düğüm şekli
balıkçı kazağı
Balıkçıların soğuk ve nemli havalarda giydiği boğazlı ve yünlü kalın kazak
balıkçı yaka
Kazaklarda boynu saran ve katlanabilen yaka, boğazlık
balıkçı
Favoriten