başa çıkma

listen to the pronunciation of başa çıkma
Türkisch - Englisch

Definition von başa çıkma im Türkisch Englisch wörterbuch

başa çıkmak
{f} cope

He didn't have enough experience to cope with the problem. - Onun sorunla başa çıkmak için yeterli deneyimi yoktu.

başa çıkmak
handle

You'll have to handle it. - Onunla başa çıkmak zorunda kalacaksın.

I've had it. All I've done today is handle complaints. - Bıktım artık. Bugün bütün yaptığım şikayetlerle başa çıkmak.

başa çıkmak
help
başa çıkmak
get over
başa çıkmak
overcome
başa çıkmak
keep up with something
başa çıkmak
master
başa çıkmak
do
başa çıkmak
cope up with
başa çıkmak
(deyim) get a handle on
Başa çıkmak
withstand
başa çıkmak
Get over, handle, overcome, cope, help
başa çıkmak
deal

Is it easy to deal with? - Başa çıkmak kolay mı?

Something must be done immediately to deal with this problem. - Bu sorunla başa çıkmak için derhal bir şey yapılmalı.

başa çıkmak
to cope with

He didn't have enough experience to cope with the problem. - Onun sorunla başa çıkmak için yeterli deneyimi yoktu.

başa çıkmak
(Hukuk) cope with

He didn't have enough experience to cope with the problem. - Onun sorunla başa çıkmak için yeterli deneyimi yoktu.

duygu odaklı başa çıkma
(Pisikoloji, Ruhbilim) emotion-focused coping
problem odaklı başa çıkma
(Pisikoloji, Ruhbilim) problem-focused coping