Tom got stabbed in the arm.
- Tom kolundan bıçaklandı.
The police think that Tom was stabbed before his throat was slit.
- Polisler onun gırtlağı kesilmeden önce, Tom'un bıçaklandığını düşünmektedir.
Tom cut his hand with a rusty knife.
- Tom paslı bir bıçakla elini kesti.
That's not a knife. THIS is a knife.
- O bir bıçak değildir, BU bir bıçaktır.
Don't let the kid play with knives.
- Çocuğun bıçaklarla oynamasına izin vermeyin.
Please don't allow the children to play with knives.
- Lütfen çocukların bıçaklarla oynamasına izin vermeyin.
The tip of the knife blade is sharp.
- Bıçak ağzının ucu keskindir.
I received a knife with a sharp blade.
- Keskin ağızlı bir bıçak aldım.