a large quantity or number; a great deal

listen to the pronunciation of a large quantity or number; a great deal
Englisch - Türkisch

Definition von a large quantity or number; a great deal im Englisch Türkisch wörterbuch

lot
birçok

Yolda birçok hayvan gördü. - He saw a lot of animals on the road.

Birçok müşteri danışma için avukata gelirler. - A lot of clients come to the lawyer for advice.

lot
{i} tic. (mal) parti
lot
{i} grup; parti (mal)
lot
film stüdyosu
lot
çok miktar

O, çok miktarda para bağışladı. - He kicked in a lot of money.

O, çok miktarda para katkısında bulundu. - He contributed a lot of money.

lot
yığın
lot
öbek arsa
lot
üleş
lot
behre
lot
(Askeri) kafile
lot
aynı türden eşya türkümü
lot
talih

Sami bir piyango talihlisiydi. - Sami was a lottery winner.

lot
arsa

Güney Fransa'da dağın yamacında emeklilik evi yapmayı planladığım küçük bir arsa aldım. - I bought a small lot on the hillside in Southern France where I plan to build a retirement home.

Tom'un tam Boston'un dışında bir sürü arsaya sahip. - Tom owns a lot of land just outside of Boston.

lot
ad çekme
lot
hepsi

Bir sürü satılık ikinci el kitabım var, hepsi uygun fiyatlarla. - I have lots of second-hand books for sale, all at affordable prices.

Otoparktaki arabaların üçü dışında hepsi beyazdı. - All but three of the cars in the parking lot were white.

lot
Lut peygamber. Hz. Lut
lot
öbek
lot
(Askeri) KAFİLE: Hepsi aynı şartlar altında imal edilmiş ve aynı kafile numarası verilmiş bir malzeme miktarı
Englisch - Englisch
lot

lots of people think so.

A large quantity
pisspot
a large quantity
bucketful
a large quantity or number; a great deal
Favoriten