a fortune, state, portion, share, chance, a share or division of land, a field

listen to the pronunciation of a fortune, state, portion, share, chance, a share or division of land, a field
Englisch - Türkisch

Definition von a fortune, state, portion, share, chance, a share or division of land, a field im Englisch Türkisch wörterbuch

lot
birçok

354618 no'lu örnek cümle, Tatoeba web sitesinde birçok karışıklık yarattı. - Example sentence no. 354618 created a lot of confusion on the Tatoeba website.

Birçok müşteri danışma için avukata gelirler. - A lot of clients come to the lawyer for advice.

lot
{i} tic. (mal) parti
lot
{i} grup; parti (mal)
lot
film stüdyosu
lot
çok miktar

O, çok miktarda para bağışladı. - He kicked in a lot of money.

Avustralya çok miktarda yün ihraç etmektedir. - Australia exports a lot of wool.

lot
yığın
lot
öbek arsa
lot
üleş
lot
behre
lot
(Askeri) kafile
lot
aynı türden eşya türkümü
lot
talih

Sami bir piyango talihlisiydi. - Sami was a lottery winner.

lot
arsa

Güney Fransa'da dağın yamacında emeklilik evi yapmayı planladığım küçük bir arsa aldım. - I bought a small lot on the hillside in Southern France where I plan to build a retirement home.

Tom'un tam Boston'un dışında bir sürü arsaya sahip. - Tom owns a lot of land just outside of Boston.

lot
ad çekme
lot
hepsi

Otoparktaki arabaların üçü dışında hepsi beyazdı. - All but three of the cars in the parking lot were white.

Onların hepsi otoparkta bekliyor. - They all are waiting in the parking lot.

lot
Lut peygamber. Hz. Lut
lot
öbek
lot
(Askeri) KAFİLE: Hepsi aynı şartlar altında imal edilmiş ve aynı kafile numarası verilmiş bir malzeme miktarı
Englisch - Englisch
{n} lot
a fortune, state, portion, share, chance, a share or division of land, a field
Favoriten