-ler

listen to the pronunciation of -ler
Türkisch - Englisch
es
Employment Service: usually a branch of a state's employment security agency responsible for matching job-seekers with job orders placed with the agency through its substate offices (Some-times call the Job Service )
A system where an ATM connection is terminated or initiated An originating end-system initiates the ATM connection, and terminating end system terminates the ATM connection
Screen element A proof intended to illustrate the image development of the finished print The screenprint element is shown singly
a radioactive transuranic element produced by bombarding plutonium with neutrons
electronic warfare support
EMPLOYEE SHIFT BETWEEN SITES - Employer policy/program to allow employee transfer to a work site closer to their home to reduce miles traveled
  Abbreviation for end system, expert system
The letter S, s
Early Start date
End system
electronic support sqdn - squadron
Employment Service
Expert System(s)
Equipment Support (Air)
Extensive sharing of right of way
A fund investment strategy involving investment in companies for product development and initial marketing, manufacturing and sales activities
Expert System
a system in which an ATM connection is terminated or initiated An originating end system initiates the ATM connection, and a terminating end system terminates the ATM connection OAM cells may be generated and received
Errored Second
(errored second) Any second that contains one (or more) error events
ler
eit
n med. ek(-ler)
n med. Added (-s)
harekat hazrlılığı; diğer rütbe(ler) (astsubay, erbaş ve erler) (NATO)
(Askeri) operational readiness; other rank(s) (NATO)
müjde!/ler olsun!
(Konuşma Dili) I've got some good news!
tövbeler olsun/tövbe!/ler tövbesi
Never again!/Not on your life!/You won't catch me doing that again!
Englisch - Englisch

Definition von -ler im Englisch Englisch wörterbuch

ler
the sea personified; father of Manannan; corresponds to Welsh Llyr
ler
low calcium response
ler
/L-E-R/ [TMRC, from `Light-Emitting Diode'] n A light-emitting resistor (that is, one in the process of burning up) Ohm's law was broken See {SED}
ler
link error rate
Dänisch - Türkisch

Definition von -ler im Dänisch Türkisch wörterbuch

Ler
arjilli
ler
kılın
ler
kıl
ler
hamurlu
Schwedisch - Türkisch

Definition von -ler im Schwedisch Türkisch wörterbuch

ler
dels
ler
gülümsüyor
Portugiesisch - Türkisch

Definition von -ler im Portugiesisch Türkisch wörterbuch

Ler
okuyun
ler
okunur
ler
okumuş
ler
okunan
ler
okundu
ler
okumak
ler
okunmak
ler
okunmuş
Englisch - Türkisch

Definition von -ler im Englisch Türkisch wörterbuch

Brankhid'ler
(Mitoloji) Apollon'un gözdesi Brankhos'un soyundan gelenlere verilen ad
Eriny'ler
(Mitoloji) İntikam saçan tanrıçalar
Eumenid'ler
(Mitoloji) Attikada ki intikam tanrıçalarına verilen ad
Gree'ler
(Mitoloji) Phorkos ile Keto'nun diğer üç kızı, doğuştan beyaz saçlıydılar
Okeanid'ler
(Mitoloji) Okeanos'un kızları. Kaynak dere ve akarsu tanrıçaları
Perseid'ler
(Mitoloji) Perseus soyundan gelenler
Pierid'ler
(Mitoloji) İlham perilerine verilen ad
Proetid'ler
(Mitoloji) Argos kralı Proetos ileSthenebea'nın kızlarına verilen ad. Bu üç kız kardeş kendilerini Hera'dan daha güzel gördükleri için akılları başlarından alındı
Propoetid'ler
(Mitoloji) Kıbrıslı Amathonte'nin kızları.Aphrodite'in kudretini inkar ettikleri için Aphrodite tarafından cezalandırıldılar. Tanrıça onları iflah olmaz fahişelere dönüştürdü
Satyr'ler
(Mitoloji) Silenler adı ilede tanınan Satyr'ler ikinci derecede gelen kır tanrılarıdır. Sivri uzun kulaklı, boynuzlu, yassı burunlu, keçi ayaklı, kısa kuyruklu ve gövdesi baştan aşağı kıllarla kaplı acaip bir varlık
-ler
Favoriten