I'm used to keeping early hours.
- Erken kalkmaya alışkınım.
What time are you used to going to bed?
- Ne zaman yatmaya alışkınsın?
He's accustomed to traveling.
- O, seyahat etmeye alışkındır.
Tom was accustomed to being on his own.
- Tom yalnız başına olmaya alışkındı.