şöyle dursun

listen to the pronunciation of şöyle dursun
Türkisch - Englisch
let alone

He can't even read, let alone write. - Yazmak şöyle dursun, okuyamaz bile.

I can't read French, let alone speak it. - Konuşmak şöyle dursun, Fransızca okuyamıyorum.

(deyim) not to mention

His wife now had to take care of his grandfather, not to mention their two children. - İki çocuğu şöyle dursun, karısı şimdi onun büyük babasına bakmak zorundaydı.

He has been to Europe, not to mention America. - O, Amerika şöyle dursun, Avrupa'ya gitmedi.

much less

He cannot speak English, much less German. - Almanca şöyle dursun, İngilizce konuşamıyor.

He can't read English, much less German. - Almanca şöyle dursun, İngilizce okuyamıyor.

şöyle dursun let alone ..., never
mind about ...: Fransızca şöyle dursun, Türkçeyi bile doğru dürüst konuşamıyor . Never mind about French, he can't even speak Turkish properly
bunu yapmak şöyle dursun
far from doing this
şöyle dursun
Favoriten