örnekleme

listen to the pronunciation of örnekleme
Türkisch - Englisch
exemplification
illustration
sample survey
(Dilbilim) modelling
instantiation
{i} sampling

In this semester, students study and apply statistical sampling techniques. - Bu dönem, öğrenciler istatistiksel örnekleme tekniklerini okuyacaklar ve uygulayacaklar.

I wasn't afraid of the blood sampling at all. - Kan örneklemesinden hiç korkmuyordum.

örnekleme oranı
sampling rate
örnekleme hacmi
Sampling volume
örneklemek
to give an example of, to exemplify
örneklemek
to give an example of (something), illustrate
örneklemek
{f} illustrate
düzgün örnekleme
uniform sampling
nyquist örnekleme hızı
(Bilgisayar,Teknik) nyquist sampling rate
rastgele örnekleme
(Tıp) randomize sampling
rastgele örnekleme
(Askeri,Bilgisayar) random sampling
seyrek örnekleme
subsampling
örneklemek
{f} exemplify
örnekle
{f} sample

It shouldn't be permitted to store samples of DNA. - DNA örneklerinin saklanmasına izin verilmemelidir.

He asked for samples of picture postcards. - O, resim kartpostalların örneklerini istedi.

örnekle
{f} sampling

In this semester, students study and apply statistical sampling techniques. - Bu dönem, öğrenciler istatistiksel örnekleme tekniklerini okuyacaklar ve uygulayacaklar.

I wasn't afraid of the blood sampling at all. - Kan örneklemesinden hiç korkmuyordum.

örneklemek
sample
ardışık örnekleme
sequential sampling
blok örnekleme
block sampling
minimum örnekleme frekansı
(Elektrik, Elektronik,Teknik) minimum sampling frequency
tabakalı örnekleme
stratified sampling
temsilci örnekleme
representative sampling
örnekle
exemplify

I heard your idea on how to solve the problem, but I would have to ask you to exemplify what you mean. - Sorunun nasıl çözüleceği konusundaki fikrinizi duydum, ancak neyi kastettiğinizi örneklemenizi istemek zorunda kalacağım.

Türkisch - Türkisch
Örneklemek işi veya durumu
örneklemek
Örnek vermek
örnekleme
Favoriten