öfkeli öfkeli

listen to the pronunciation of öfkeli öfkeli
Türkisch - Englisch
angrily
öfkeli
angry

Don't argue when you are angry and don't eat when you are full. - Öfkeli isen tartışma ve tok isen yemek yeme.

The angry mob overturned cars and smashed storefront windows. - Öfkeli kalabalık, arabaları devirdi ve mağazaların önündeki camları kırdı.

öfkeli
sore

You're not still sore, are you? - Hâlâ öfkeli değilsin, değil mi?

öfkeli
snotty
öfkeli
bristly
öfkeli
indignant

She was indignant when I said she was lying. - Yalan söylediğini söylediğimde o öfkeliydi.

Mike wore an indignant look. - Mike öfkeli bir görüntü takındı.

öfkeli
rabid
öfkeli
furious, angry, mad, irate
öfkeli
dyspeptic
öfkeli
furious

Colorless green ideas sleep furiously. - Renksiz yeşil fikirler öfkeli bir şekilde uyur.

Colorless green ideas sleep furiously. - Renksiz yeşil fikirler öfkelice uyur.

öfkeli
vehement
öfkeli
hot-blooded
öfkeli
pissed off [sl.]
öfkeli
purple in the face
öfkeli
spunky
öfkeli
red hot
öfkeli
rampant
öfkeli
ill-conditioned
öfkeli
waxy
öfkeli
heated
öfkeli
with his hackles up
öfkeli
enraged
öfkeli
inflamed
öfkeli
white-hot
öfkeli
incensed

She was somehow incensed against me. - Her nedense bana karşı öfkeliydi.

öfkeli
wrathful
öfkeli
ireful
öfkeli
in a pet
öfkeli bakmak
glower
öfkeli olmak
be in a paddy
öfkeli olmak
be in a wax
öfkeli sözler
hot words
Türkisch - Türkisch

Definition von öfkeli öfkeli im Türkisch Türkisch wörterbuch

öfkeli
Öfkelenmiş, kızgın, hiddetli, gazup
öfkeli
Öfkelenmiş, kızgın, hiddetli, gazup: "Meydan okuyan öfkeli bekleyiş karşısında sustum."- H. E. Adıvar
öfkeli öfkeli
Favoriten