I'd like to make a collect call to Japan.
- Japonya'ya ödemeli bir arama yapmak istiyorum.
I want to make a collect call to Japan.
- Japonya'ya bir ödemeli arama yapmak istiyorum.
I prefer payment in full to payment in part.
- Ben tam ödemeyi kısmi ödemeye tercih ederim.
I am quite ready for payment.
- Ben, gerçekten ödeme için hazırım.
They shut his water off because he didn't pay the bill.
- Faturayı ödemediği için suyu kestiler.
I cannot afford to pay so much.
- O kadar fazla ödemeye param yetmez.
I was excited by the promise of reimbursement from my purchase.
- Satın alma işlemimden geri ödeme sözü ile heyecanlıydım.
I'd like to pay by credit card.
- Kredi kartıyla ödemek istiyorum.
Tom used a credit card to pay.
- Tom ödemek için kredi kartı kullandı.
I was absolved from paying my father's debt.
- Babamın borcunu ödemekten berat edildim.
In the U.S., it is common for people to write a check instead of paying cash.
- ABD'de, insanların nakit ödeme yerine bir çek yazmaları yaygındır.
He impatiently asked for repayment.
- O sabırsızlıkla ödeme istedi.