älterer

listen to the pronunciation of älterer
Französisch - Türkisch

Definition von älterer im Französisch Türkisch wörterbuch

altérer
bozmak; değiştirmek, hile karıştırmak; susatmak
altérer
susatmak
Englisch - Türkisch

Definition von älterer im Englisch Türkisch wörterbuch

older
{f} daha eski

Çin'in tarihi Japonya'nınkinden daha eskidir. - The history of China is older than that of Japan.

Tatoeba: Bizim sizden daha eski cümlelerimiz var. - Tatoeba: We've got sentences older than you.

older
(Bilgisayar) daha eskiler

Daha modern binalar daha eskilerden daha güvenlidir. - More modern buildings are safer than older ones.

older
{s} büyük

O benim erkek kardeşimden daha büyük görünüyor. - He looks older than my brother.

O benden üç yaş daha büyük. - He's three years older than I am.

older
eski

Hangi kitap daha eskidir, bu mu yoksa şu mu? - Which book is older, this one or that one?

Eski halılar yeni halılardan daha değerlidir. - Older carpets are more valuable than newer carpets.

older
{s} daha yaşlı

Ken Seiko'dan daha yaşlı. - Ken is older than Seiko.

O,şimdi daha yaşlı ve daha akıllıdır. - He is older and wiser now.

Englisch - Englisch

Definition von älterer im Englisch Englisch wörterbuch

alterer
{n} one who alters, one who changes
alterer
{i} one who makes modifications, one who makes changes
alterer
One who alters
älterer

    Etymologie

    [ 'ol-t&r ] (verb.) 14th century. Middle English, from Middle French alterer, from Medieval Latin alterare, from Latin alter other ; akin to Latin alius other; more at ELSE.
Favoriten