daha da

listen to the pronunciation of daha da
Türkçe - İngilizce
still

Prices are going to rise still further. - Fiyatlar daha da artacak.

further

I don't think we have to go any further. - Daha da ileri gitmek zorunda olduğumuzu sanmıyorum.

Tom will need to go further. - Tom'un daha da ileri gitmesi gerekecek.

yet

The wind blew harder yet when we reached the top of the hill. - Tepenin üstüne ulaştığımızda rüzgar daha da sert esti.

even

Now I love you guys even more! - Şimdi sizi daha da çok seviyorum arkadaşlar!

As cultural exchange continued between the two countries, their mutual understanding became even deeper. - İki ülke arasında kültürel değişim devam ederken, onların karşılıklı anlayışı daha da derinleşti.

an even
still, yet
daha da