düzmece

listen to the pronunciation of düzmece
Türkçe - İngilizce
{s} false

His story can't be false. - Onun hikayesi düzmece olamaz.

His story turned out to be false. - Onun hikayesinin düzmece olduğu ortaya çıktı.

phoney
false, forged, fake, sham, spurious düzme, sahte
false, fake; forged
phony
(Kanun) made up

Many people did not want to believe that this story was made up. - Birçok insan bu hikayenin düzmece olduğuna inanmak istemiyordu.

sham
fraudulent
bogus
foney
fictitious
düzmece bir şekilde kurmak
rig
düzmece yapmak
rig up
Türkçe - Türkçe
Gerçek olmayan, düzme, sahte
dandik
düzmece