düğün

listen to the pronunciation of düğün
Türkçe - İngilizce
wedding

Our teacher also said that her wedding wouldn't be the same as other people's; we asked how it would be different, but she didn't say. - Öğretmenimiz ayrıca düğününün diğer insanlarınki ile aynı olmayacağını söyledi;biz nasıl farklı olacağını sorduk fakat o söylemedi.

The wedding will be held in a 17th century church. - Düğün bir 17.yüzyıl kilisesinde düzenlenecek.

wedding, nuptials, wedding feast, marriage ceremony; nuptial, bridal
wedding feast, wedding reception
nuptials
nuptial
bridal
sponsal
marriage ceremony
(Folklor) wedding ceremony
Düğün çorbası
Wedding soup
düğün gecesi
wedding night
düğün sahibi, toycu
have your wedding, toycu
düğün salonu
wedding room
düğün alayı
wedding procession
düğün bayram etmek
to rejoice (at/over)
düğün bayram etmek
to be very happy, be joyous; to celebrate
düğün dernek
festival, merry entertainment
düğün dernek
festival, merry-making
düğün dernek, hep bir örnek
(Konuşma Dili) It's always the same old thing
düğün etmek
to rejoice, to exult
düğün evi gibi
(place) filled with a happy throng of people
düğün günü
wedding day
düğün hediyesi
wedding present
düğün kasidesi
epithalamium
düğün otu
(Tabiat Doğa) (bitki, Fam: buğdaygiller,necliye) [syn.: düğün otu, halfa otu] esparto grass
düğün pastası
bridecake
düğün pilavıyla dost ağırlamak
to take credit for what has been done by others
düğün salonu hall rented
for a reception following a wedding, an engagement, or a circumcision
düğün yapmak
to hold a wedding
düğün yemeği
wedding breakfast
düğün şiiri
epithalamium
düğün çiçeği
buttercup
düğünler
weddings

We went to each other's weddings. - Biz birbirimizin düğünlerine gittik.

Weddings are usually happy occasions. - Düğünler genellikle mutlu günlerdir.

Kambersiz düğün olmaz
(Konuşma Dili) Of course we can't leave him out
elle gelen düğün bayram
(Atasözü) We are all in the same boat
düğün