comparative of much

listen to the pronunciation of comparative of much
İngilizce - Türkçe

comparative of much teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

more
{s} daha fazla

Cüzdanımda daha fazla para yok. - I have no more money in my wallet.

Bir dörtlü, bir üçlüden bir üye daha fazladır. - A quartet has one more member than a trio.

more
daha

Onu tanıdıkça daha çok seversin. - The more you know about him, the more you like him.

Bir gece daha kalmak istiyorum. Mümkün mü? - I'd like to stay one more night. Is that possible?

more
(Bilgisayar) ayrıntılar
more
(Bilgisayar) tümü
more
(Bilgisayar) en çok
more
(Bilgisayar) başka

Tom tanıdığım başka herhangi birinden daha çok kitap okur. - Tom reads more books than anyone else I know.

Onların başka şarapları yok. - They have no more wine.

more
(Bilgisayar) tüm

Tüm istediğim biraz daha dikkatti. - All I wanted was a little more attention.

Ateistlerin tüm dindar ve sosyalistlerden daha merhametli olduğunu biliyorum. - I know atheists that have more humanity than all these religious and these socialists.

more
-den daha çok
more
(Bilgisayar) tüm seçenekler
more
ziyade

Doktor kırık parmağından ziyade Tom'un ayak bileği hakkında daha endişeli olduğunu söyledi. - The doctor said he was more concerned about Tom's ankle than his broken finger.

Yarasa, bir kuş olmaktan ziyâde, bir sıçandır. - A bat is no more a bird than a rat is.

more
(Bilgisayar) ek bilgi
more
daha çok

Onu tanıdıkça daha çok seversin. - The more you know about him, the more you like him.

Kahveyi çaydan daha çok seviyorum. - I like coffee much more than tea.

more
neither more nor less ne fazla ne eksik
more
{s} daha: one more time bir kez daha. two more oranges iki
more
fazla bir şey

Bu sahte çevrecilikten daha fazla bir şey değil. - That's nothing more than greenwashing.

Size söyleyebileceğim daha fazla bir şey yok. - There's nothing more I can tell you.

more
tam o kadar
more
takriben
more
bir kat fazla
İngilizce - İngilizce
more
comparative of much

    Heceleme

    com·par·a·tive of much

    Türkçe nasıl söylenir

    kımperıtîv ıv mʌç

    Telaffuz

    /kəmˈperətəv əv ˈməʧ/ /kəmˈpɛrətɪv əv ˈmʌʧ/