It took me several hours to write it.
- Onu yazmak birkaç saatimi aldı.
The value of the painting was estimated at several million dollars.
- Resmin tahmini değeri birkaç milyon dolar.
You'll be able to drive a car in a few days.
- Birkaç gün içinde araba sürebileceksin.
You can't be hungry. You had a snack a few minutes ago.
- Aç olamazsın. Birkaç dakika önce abur cubur yedin.
You know that two nations are at war about a few acres of snow somewhere around Canada, and that they are spending on this beautiful war more than the whole of Canada is worth.
- Kanada civarında bir yerde birkaç dönüm karla ilgili iki ulusun savaşta olduğunu ve bu güzel savaşa tüm Kanada'nın değdiğinden daha çok para harcadıklarını bilirsiniz.
My father bought some CDs for my birthday.
- Babam, doğum günüm için bana birkaç CD aldı.
A number of friends saw him off.
- Birkaç arkadaş onu uğurladılar.
A number of passengers were injured.
- Birkaç yolcu yaralandı.
I visited Romania a few years ago.
- Birkaç yıl önce Romanya'yı gördüm.
You can't be hungry. You had a snack a few minutes ago.
- Aç olamazsın. Birkaç dakika önce abur cubur yedin.
Could you lend me your bicycle for a couple of days?
- Bisikletini birkaç günlüğüne bana ödünç verebilir misin?
A couple of flights were delayed on account of the earthquake.
- Depremden dolayı birkaç uçuş ertelendi.
A number of friends saw him off.
- Birkaç arkadaş onu uğurladılar.
Tom died a number of years ago.
- Tom birkaç yıl önce öldü.
There were multiple disclaimers at the start of the video.
- Videonun başında birkaç feragatname vardı.
The judge was forced to slam her gavel down multiple times in order to restore order to the court.
- Hakim mahkemeye düzeni sağlamak için birkaç sefer tokmağı aşağı vurmak zorunda kaldı.
Tom was among the few who survived.
- Tom hayatta kalan birkaç kişi arasındaydı.
You're one of the few friends I have.
- Sen sahip olduğum birkaç arkadaştan birisin.
If you have any interesting books, lend me some.
- İlginç kitapların varsa, bana birkaç tane ödünç ver.
I want some potatoes. Do you have any?
- Birkaç patates istiyorum. Hiç patatesiniz var mı?
Tom is only a few inches taller than Mary.
- Tom Mary'den sadece bir kaç inç daha uzundur.
The man passed away a few hours ago.
- Adam bir kaç saat önce vefat etti.