bereket versin ki

listen to the pronunciation of bereket versin ki
Türkçe - İngilizce
fortunately

Fortunately, Tom didn't die in the accident. - Bereket versin ki Tom kazada ölmedi.

I left home later than usual, but fortunately I was in time for the train. - Ben evden her zamankinden daha geç ayrıldım ama bereket versin ki tren için tam zamanında vardım.

luckily

Luckily nobody got killed. - Bereket versin ki kimse öldürülmedi.

Luckily, I was able to talk Tom out of doing that. - Bereket versin ki, Tom'u onu yapmamaya ikna edebildim.

Thank goodness .../Thank God ...: Bereket ki kafa kağıdımı unutmadım. - Thank goodness I didn't forget my identity card
it's a good job that
happily

Happily, the workaholic did not die. - Bereket versin ki, işkolik ölmedi.

Happily, everyone rescued from the sea are alive and well. - Bereket versin ki, denizden kurtarılan herkes hayatta ve iyi.

bereket versin ki