become dry

listen to the pronunciation of become dry
İngilizce - Türkçe
kuru
dry
{f} kurulamak

Saçımı kurulamak, makyaj yapmak ve giyinmek zorundayım. - I have to dry my hair, put on makeup and get dressed.

Tom köpeği kurulamak için eski havluları kullanırdı. - Tom used old towels to dry the dog.

dry
kurutmak

Saçımı kurutmak için saç kurutma makinesi kullanırım. - I use a blow dryer to dry my hair.

Dün gece kurutmak için çamaşırı dışarı astım ve sabaha kadar kaya gibi donmuştu. - I hung the laundry out to dry last night and by morning it had frozen hard as a rock.

dry
kavurmak
dry
tatsız (söz, konuşma vb)
dry
sek (içki)
desiccate
(meyve/vb.) kurutmak
desiccate
kurut
dry
mecazi
dry
yavan

Onun mizah duygusu çok yavan. - His humor is very dry.

Bu çok yavan bir açıklama. - That's a very dry explanation.

desiccate
{f} kurutmak
desiccate
{f} kurumak
dry
{s} kurumuş

Aslında bir pınar vardı, ama kurumuştu. - There was a spring indeed, but it was dry.

dry
(sıfat) kuru, kurumuş, sek, susuz, susatıcı, kart, susamış, yavan, sıkıcı, içki karşıtı, kurak
dry
sade ve eğlendirici
dry
{s} içki karşıtı
dry
suyu çekilmiş
dry
{s} kör (kuyu)
dry
{s} susatıcı
İngilizce - İngilizce
dry
desiccate
become dry

    Heceleme

    be·come dry

    Türkçe nasıl söylenir

    bîkʌm dray

    Telaffuz

    /bəˈkəm ˈdrī/ /bɪˈkʌm ˈdraɪ/

    Günün kelimesi

    odium