bak'â

listen to the pronunciation of bak'â
İngilizce - Türkçe

bak'â teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

Bak
Bey, Türkçede erkeklerin kullandığı sanlardan birisidir. Diğerleri efendi, ağa, efe, çelebi, ağabey, amca, dayıdır. Eski Türkçedeki biçimi beğ idi
Bosnia and Herzegovina bak. Bosnia
Herzegovina
Türkçe - Türkçe
(Osmanlı Dönemi) Belde ismi
(Osmanlı Dönemi) Ucuzluk ve biraz kıtlık olan yıl
(Osmanlı Dönemi) Siyah beyaz alacalı koyun
BAK'
(Osmanlı Dönemi) Geniş olmak, büyük olmak
BÂK
(Osmanlı Dönemi) f. Korku, havf, çekinme, sakınma
İngilizce - İngilizce

bak'â teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

BAK
Basic Aeronautical Knowledge, an initial theory course for trainee pilots
BAK
extension of a backup file (Computers)
BAK extension
extension for backup files
bak
Arresting Cable Prefix (e g , BAK-9)
bak
Backup ( bak) - Older version of a batch-file, by using this files you can restore the previous version of such a file if you want that for some reason
bak
Back at KB, when you return
bak
A suffix for filenames indicating a backed-up file You can usually delete bak files, provided you make sure that you have the most recent version and will not be needing the backup at any stage
bak
Backup file
bak
Back At Keyboard
bak
a threatening predator, however, Kilrathi do not eat other predators, as they believe them to have an extremely foul taste
Türkçe - İngilizce

bak'â teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

bak şu işe
lo and behold
bak as
look as
Bana bak
Look here
bak
(abbr. for bakınız) see; cf. (compare)
bak
vide

Let me have a look at your video camera. - Video kamerana bir bakayım.

bak
behold
bak
or else
bana bak
i say
bana bak
heigh
kendine iyi bak
take care of yourself
keyfine bak
cheer up!
dinle bak ne diyeceğim
(Konuşma Dili) word up
kendine iyi bak!
take care!
sen işine bak
mind your own business
sen kendi işine bak
mind your own business
aşağıya bak
look down
kapıya bak
answer the door
kendine iyi bak
take caretake good care of yourself
l im. hola! yaheyl hey! bana bak!
l im. hola! yaheyl hey! Look at me!
ona iyi bak
take good care of somebody

ablama iyi bak.

rahatına bak
suit yourself
rahatına bak
make yourself at home
belaya bak ki
the trouble is that
dinle bak
mind you

Children should obey their elders, mind you. - Dinle bak, çocuklar büyüklerine itaat etmelidir.

hele bak! Just look at ...!/My ...!
(used with a verb in the imperative or subjunctive): Hele bak, Ahmet'imiz nasıl büyüdü! Just look at how our Ahmet has grown!
ileri bak!
eyes front!
işine bak
(Konuşma Dili) Mind your own business
kendi işine bak
mind your own business
keyfine bak
buck up
keyfine bak
enjoy it

Enjoy it while it lasts. - O devam ederken keyfine bak.

keyfine bak
please yourself
naneye bak! Just look at what he's done!/Can you believe he's done this?
(said of someone who's committed a big gaffe, done something quite brazen, botched something up, etc.)
sağa bak!
mil . Eyes right!
sen kendine bak
look at your own situation
sen kendine bak
take a look at yourself
sen kendine bak
look at yourself
sen kendine bak
take a look at your situation
surata/ına bak, süngüye davran
(Konuşma Dili) 1. He's/She's as ugly as sin. 2. He's/She's as sour-faced/grim-looking as they come
önüne bak
(Konuşma Dili) Look out!/Take care!/Watch out!/Watch your step!
önüne bak
Watch where you're going
şuna bak! Just look at him!
(said belittlingly)