partiye bendi de götürün.
For myself, I would like to take part in the game.
- Ben şahsen oyuna katılmak istiyorum.
I can only speak for myself.
- Ben sadece kendim adıma konuşabilirim.
Put yourself in my place.
- Kendini benim yerime koy.
My opinion is similar to yours.
- Benim görüşüm seninkine benzer.
An egoist is someone who thinks only about himself, and not about me.
- Bir egoist, beni değil de sadece kendisini düşünen birisidir.
Tom is young, rich, spoiled and egocentric.
- Tom, genç, zengin, şımarık ve benmerkezcidir.
Tom has a mole under his left eye.
- Tom'un sol gözünün altında bir beni var.
Each molecule in our body has a unique shape.
- Vücudumuzdaki her molekülün benzersiz bir şekli vardır.
He tried to get me to help him.
- Beni ona yardım ettirmeye çalıştı.
Please get me hotel security.
- Lütfen beni otel güvenliğine götürün.
O utanç içinde başını eğdi.
- She bent her head in shame.