Emi özürlü bir adama yerini verdi.
- Emi gave her seat to a handicapped man.
Tom ve Mary özürlü bir çocuğu kabul ettiler.
- Tom and Mary adopted a handicapped child.
Tom önyargılı görünüyor.
- Tom seems to be biased.
O Hıristiyanlığa karşı önyargılı
- He's biased against Christianity.
Gönüllüler özürlülerin yararına bağış topladı.
- Volunteers collected donations for the benefit of the handicapped.
O, özürlülere yardım etmek için hayatını adadı.
- She devoted her life to helping the handicapped.
Bu taraflı bir makale.
- This is a biased article.