uçakta

listen to the pronunciation of uçakta
التركية - الإنجليزية
aboard
on board

There's a bomb on board! - Uçakta bir bomba var!

The plane had five hundred passengers on board. - Uçakta bulunan beş yüz yolcu vardı.

uçak
airplane

If I go by air one more time, I'll have flown in an airplane five times. - Ben bir kez daha hava yoluyla gidersem uçakta beş kez uçmuş olurum.

An airplane had flown over the mountain. - Bir uçak dağ üzerinden uçtu.

uçak
{i} aeroplane

The aeroplane must carry some spare fuel. - Uçak biraz yedek yakıt taşımalıdır.

Tom likes making paper aeroplanes. - Tom kağıt uçak yapmaktan hoşlanır.

uçak
aircraft

This aircraft company deals with freight only. - Bu uçak şirketi sadece nakliye ile ilgilenir.

Please remain seated until the aircraft arrives at the gate. - Lütfen uçak kapıya varıncaya kadar oturmuş olarak kalın.

uçak
{i} plane

The plane took off on time. - Uçak zamanında kalktı.

The plane arrived exactly at nine. - Uçak tam olarak dokuzda vardı.

uçakta bulunan taktik bilgi sistemi, hava taktik veri sistemi
(Askeri) airborne tactical data system
uçakta gümrüksüz ürünler satıyor musunuz
Do you sell duty free goods on board
uçakta yer yok
There are no more seats on this plane
uçakta öndeki özel bölüm
cabin
uçakta ıngilizce konuşabilen hostes var mı
Is there an English speaking stewardess on board
uçak
{i} craft
Uçak
fixed-wing aircraft
uçak
airbus
uçak
crafts
uçak
aircon
uçak
aircrafts
bu uçakta boş koltuk var mı
Are there any seats on the flight
bu uçakta yer ayırtmak istiyorum
I'd like to reserve a seat on this plane
hesap sıra gösterici; (uçakta) lazer hedef işaretleyici; yüklenmeye hazır olduğu
(Askeri) accounting line designator; airborne laser designator; available-to-load date
hostes (uçakta)
stewardess
uçak
aeroplane, plane, airbus, aircraft, craft, airplane
uçak
airship
uçak
kite
uçak
aero

The aeroplane landed safely. - Uçak güvenli bir şekilde indi.

The aeroplane must carry some spare fuel. - Uçak biraz yedek yakıt taşımalıdır.

التركية - التركية

تعريف uçakta في التركية التركية القاموس.

Uçak
(Hukuk) TAYYARE
Uçak
demir kuş
uçak
Kanatlarının altına havanın yaptığı basınç yardımıyla yükselip ilerleyebilen motorlu hava taşıtı, tayyare
uçak
(Osmanlı Dönemi) tayyâre