Bu gibi durumlarda sakin kalmak en iyisidir.
- In situations like these, it's best to remain calm.
Anonim kalmak istiyorsun.
- You want to remain anonymous.
Bunda anonim kalmak istiyorum.
- I want to remain anonymous in this.
O zamandan beri yurt dışında kalmaktadır.
- She has remained abroad ever since.
Londra'da ne kadar kalacaksın?
- How long will you remain in London?
Söz uçar, yazı kalır.
- Words fly, texts remain.
Tek kanıt iç çamaşıra yapışmış meni kalıntılarıydı.
- The only proof was the remains of the semen which had stuck to the underwear.
Onlar tarihte kaybolmuş bir uygarlığın kalıntılarını çaldılar.
- They took away the remains of a civilization lost in history.
Antik uygarlıkların kalıntılarını korumaya çalışmalıyız.
- We must try to preserve the remains of ancient civilizations.
Onlar tarihte kaybolmuş bir uygarlığın kalıntılarını çaldılar.
- They took away the remains of a civilization lost in history.
The light remained red for two full minutes.
... The audience here in the hall has promised to remain silent. No cheers, applause, boos, ...
... they remain tied to more ancient ways of life. ...