Trompet müzikal bir enstrümandır.
- The trumpet is a musical instrument.
Müzik evrensel bir dildir.
- Music is a universal language.
Bir şey alamayacak kadar çok uzak.
- To take something too far.
Havaalanı ne kadar uzak?
- How far away is the airport?
Jane'in veda konuşması bizi çok üzdü.
- Jane's farewell speech made us very sad.
Son zamanlarda, bilgisayar kullanımında artan çeşitlilik, ofis alanlarının çok ötesine uzandı.
- Recently, the increasing diversity of computer use has extended far beyond the realms of the office.
Tom ne kadar uzağa gittiğini görmek için kilometre sayacını kontrol etti.
- Tom checked his odometer to see how far he'd driven.
Fred benden nefret ettiğini söyleyecek kadar uzağa gitti.
- Fred went so far as to say that he had hated me.
Kapıdan daha öteye gitmedi.
- He went no farther than the gate.
Onlar üç mil öteye yürüdü.
- They walked three miles farther.
Tom notaları okuyamaz.
- Tom can't read sheet music.
Müzik notalar arasındaki sessizliktir.
- Music is the silence between the notes.
Tom'un yeme isteği vardı fakat evde yiyecek bir şey olmadığı için yaşadığı yerden çok uzakta olmayan mahalle marketine gitti.
- Tom had the munchies, but since there was nothing in the house to eat, he went to the convenience store not too far from where he lived.
Tom karısı Mary ile birlikte Boston'dan çok uzakta olmayan bir çiftlikte yaşıyor.
- Tom lives on a farm with his wife, Mary, not too far from Boston.
Gözden ırak olan, gönülden ırak olur.
- Far from eye far from heart.
Müzik hayatımızı hava gibi çevreler.
- Music surrounds our lives like air.
Tom is musically talented, too.
- Tom is musically talented as well.
Tom is musically talented as well.
- Tom is also musically talented.
... ( soft music playing ) ...
... OK, first question is, I just shot the music video for the ...