Gündüz vakti okumayı severim.
- I like reading by daylight.
Çok büyük pencereler bol doğal gün ışığı sağlar.
- Very large windows assure abundant natural daylight.
Gün ışığından yararlanma saatinin geçen hafta sona erdiğini unuttum.
- I forgot that the daylight saving time ended last week.
Annem gözlerinde yaşlarla bana baktı.
- Mother looked at me with tears in her eyes.
Bu şarkı o kadar acıklı ki gözlerimi yaşarttı.
- This song is so moving that it brings tears to my eyes.
Sakin olmak için gözlerimi kapattım.
- I closed my eyes to calm down.
Onu kendi gözlerimle gördüm.
- I saw it with my own eyes.
... your legs (or your eyes, or your ears, or your arms, or your insulin, or your pacemaker) ...
... planted firmly in today but our eyes cast for tomorrow ...