From Sendai I extended my journey to Aomori.
- Seyahatimi Sendai'den Aomori'ye kadar genişlettim.
Life is like a journey.
- Hayat bir seyahate benzer.
May I pay with a travelers' check?
- Seyahat çekiyle ödeyebilir miyim?
Traveling makes people knowledgeable.
- Seyahat, insanları bilgili yapar.
Tom loves taking trips.
- Tom seyahat etmeyi sever.
He set out on a trip.
- O bir seyahata çıktı.
He went on a voyage to America.
- O, Amerika'ya seyahate gitti.
I'm travelling alone.
- Yalnız seyahat ediyorum.
Tourists should take care to respect local cultures when they are travelling.
- Turistler seyahat ederken yerel kültürlere uymaya dikkat etmeliler.
Traveling abroad is out of the question.
- Yurt dışında seyahat söz konusu değil.
Traveling makes people knowledgeable.
- Seyahat, insanları bilgili yapar.