Mahkumlar serbest bırakıldı.
- The prisoners have been released.
Mahkumlar serbest bırakıldı.
- The prisoners were released.
Tutukluya özgürlüğü verildi.
- The prisoner was given his freedom.
Tutuklu erkenden serbest bırakılmasını istedi.
- The prisoner asked to be released early.
Grant, 14.000 tutsak aldı.
- Grant took 14,000 prisoners.
Tutsak zincirle bağlıydı.
- The prisoner is in chains.
Sen hapishaneden çıkıncaya kadar o evlenmiş olacak.
- By the time you get out of prison, she'll have been married.
Polis seni hapishaneye koyacak.
- The police will put you in prison.
Tom artık esir tutuluyor.
- Tom is now being held prisoner.
Ben esir tutuluyorum.
- I'm being held prisoner.
Hapishaneden çıkmanı bekledim.
- I waited for you to get out of prison.
Polis seni hapishaneye koyacak.
- The police will put you in prison.
Tom cezaevinde olmayı hak ediyor.
- Tom deserves to be in prison.
Tom on yıl önce cezaevinde öldü.
- Tom died in prison ten years ago.
Mahkûm cezaevi duvarının altında bir delik açtı.
- The prisoner dug a hole under the prison wall.
Hapishane gardiyanı her hükümlüye bir roman yazdırdı.
- The prison guard made every prisoner write a novel.
O bir hükümlüye işkence etti.
- He tortured a prisoner.
Amerika'da hapishanede mahkumlar için ayrılan yer mahkumlara yeterli değildir.Bu yüzden hapishaneler çok kalabalıktır.
- In the U.S., there are more prisoners than there is jail space for them. So the prisons are overcrowded.
Mahkûm iki aydır parmaklıklar arkasındaydı.
- The prisoner was behind bars for two months.
Tom bir yerde mahpus tutuluyor.
- Tom is being held prisoner somewhere.
Mahkûm hapisten kaçtı.
- A prisoner escaped from the prison.
Tutuklu hapishaneden kaçtı.
- A prisoner escaped from the prison.
Prison was a harrowing experience for him.
The academy was a prison for many of its students because of its strict teachers.