one of them

listen to the pronunciation of one of them
الإنجليزية - التركية
onlardan biri

Tom onlardan birinden her zaman soğuk algınlığı kapmaktan korktuğu için çocukların etrafında olmaktan hoşlanmaz. - Tom doesn't like being around children because he's always afraid of catching a cold from one of them.

Onlardan birini seçebilirsin. - You can choose one of them.

birisi

Onlardan birisi gitmek zorunda kalacak. - One of them will have to go.

Onlardan birisi yalan söylüyor. - One of them is lying.

biri

İki insan her zaman aynı görüşe sahipse, bunlardan biri gereksizdir. - If two men always have the same opinion, one of them is unnecessary.

İlimizde birçok yetenekli insan var, ama Tom bunlardan biri değildir. - There are many talented people in our city, but Tom isn't one of them.

one of us
içimizden biri
one of you
Sizden birisi

one of you wants to ask other a personal question.

الإنجليزية - الإنجليزية

تعريف one of them في الإنجليزية الإنجليزية القاموس.

one of us
one of our own, accepted, popular, belonging
one of them

    التركية النطق

    hwʌn ıv dhım

    النطق

    /ˈhwən əv ᴛʜəm/ /ˈhwʌn əv ðəm/

    علم أصول الكلمات

    [ 'w&n ] (adjective.) before 12th century. Middle English on, an, from Old English An; akin to Old High German ein one, Latin unus , Sanskrit eka.

    فيديوهات

    ... I mean, one of them always gets me going before a game. ...
    ... So one of them is the feed data about damaged area for ...
المفضلات