oldu?

listen to the pronunciation of oldu?
التركية - الإنجليزية
happened?
deal

Oldu (tamam, anlaştık) hadi hemen işe koyulalım - Deal, let's get down to work.

Tom regretted having wasted a great deal of his life. - Tom hayatının büyük kısmını boşa geçirdiğine pişman oldu.

Since then, a great deal of change has occurred in Japan. - O zamandan beri, Japonya'da büyük bir değişim oldu.

O.K
very well

To my surprise, she spoke English very well. - Benim için sürpriz oldu, o çok iyi İngilizce konuştu.

I know very well who you are. - Kim olduğunu çok iyi biliyorum.

well

To my surprise, she spoke English very well. - Benim için sürpriz oldu, o çok iyi İngilizce konuştu.

He got well acquainted with the history of Japan. - O, Japonya tarihine iyice aşina oldu.

ok, ok
ws
of was
happened to
well, very well, okay, OK
agreed

We agreed that his actions were warranted. - Onun eylemlerinin haklı neden olduğunu kabul ettik.

We all agreed that the plan made sense. - Hepimiz planın mantıklı olduğunu kabul ettik.

okay

Do you think she's okay? I don't know. - Onun iyi olduğunu düşünüyor musun? Bilmiyorum.

I'm okay because I'm alive. - Ben hayatta olduğum için iyiyim.

done

I thanked him for what he had done. - Yapmış olduğundan dolayı ona teşekkür ettim.

Get it done as soon as possible. - Mümkün olduğunca kısa sürede onu yaptır.