I was watching TV then.
- O zamanda televizyon seyrediyordum.
I cannot believe you did not see him then.
- O zaman onu görmediğine inanmıyorum.
I was off duty at the time.
- Ben o zaman görevde değildim.
Tom claimed that he was working at the time.
- Tom o zamanda çalıştığını iddia etti.
I was cleaning my room for that time.
- Ben o zaman odamı temizliyordum.
By that time I'll have already left.
- O zamana kadar çoktan ayrılmış olacağım.
At that time, the territory belonged to Spain.
- O zamanlarda, bölge İspanya'ya aitti.
Few roads existed in North America at that time.
- O zaman Kuzey Amerika'da birkaç tane yol vardı.
Tom may be back by then.
- Tom o zamana kadar geri dönebilir.
I'll be back by then.
- O zamana kadar döneceğim.