kimi?

listen to the pronunciation of kimi?
التركية - الإنجليزية
who

Give help to anyone who needs it. - Her kimin ihtiyacı olursa ona yardım et.

She doesn't know who built those houses. - O bu evleri kimin yaptığını bilmiyor.

whom

Whom did you see at the theatre? - Tiyatroda kimi gördün?

The man on whom you see the Spirit come down and remain is he who will baptize with the Holy Spirit. - Ruhun kimin üzerine inip durduğunu görürsen, Kutsal Ruh'la vaftiz eden odur.

some

Some people insist that television does more harm than good. - Kimileri televizyonun faydadan çok zarar getirdiğini iddia ediyor.

Some went on foot, and others by bicycle. - Kimisi yürüyerek, diğerleri de bisikletle gitti.

certain

Sami was certain he knew who was responsible for Layla's death. - Sami, Leyla'nın ölümü için kimin sorumlu olduğunu bildiğinden emindi.

It's still not certain who's going to win this match. - Bu maçı kimin kazanacağı hala belli değil.

several
whomever
of whom
whom, who
some, a number of
kimsesi relatives
some; some people; some things
التركية - التركية
Birtakımı, bazısı
Bazı
Erzurum yöresinde,gövdesi yenilen ya da turşu yapılan otsu bir bitki
Birtakımı, bazısı: "Kimi su çeker, kimi sebze ayıklar, kimi yufka açar, çamaşır yıkar..."- N. Cumalı
Bazı (canlı varlıklar için)