karavancı

listen to the pronunciation of karavancı
التركية - الإنجليزية
trailerite
{i} person who live in a trailer, on who lives in a mobile home; trailerist, person traveling in a trailer, one who is vacationing with a trailer
karavan
van

Have you ever driven a van? - Hiç bir karavan sürdün mü?

I wanted a sports car, but my wife said we needed a van. - Bir spor araba istiyordum ama karım bir karavan almamızı söyledi.

karavan
mobile home
Karavan
camper van
Karavan
motorhome

Sami stayed in his motorhome. - Sami karavanında kaldı.

Karavan
motor home
Karavan
recreational vehicle
karavan
caravan

One gypsy family with their caravan was encamped. - Bir çingene ailesi karavanlarıyla birlikte kamp yapıyordu.

He hitched the caravan to his car. - O, karavanı arabasına bağladı.

karavan
caravan, trailer, mobile home
karavan
trailer

Mary lives in a trailer. - Mary bir karavanda yaşıyor.

She lives in a trailer park. - O bir karavan parkında yaşıyor.

التركية - التركية

تعريف karavancı في التركية التركية القاموس.

karavan
Bir otomobilin arkasına takılan, insan taşımaya yarayan, tekerlekli, üstü kapalı araç