Babanın kız kardeşine hala denir.
- Babanın bacısına hala denir.
She was named Elizabeth after her aunt.
- Elizabeth'e halasının adı verildi.
My father named me after his aunt.
- Babam bana halasının adını verdi.
If it hadn't been for you, he would still be alive.
- Sen olmasaydın, o hâlâ hayatta olacaktı.
Hello? Are you still here?
- Merhaba? Hâlâ burada mısın?
This medicine is not sold yet in pharmacies.
- Bu ilaç eczanelerde hâlâ satılmamaktadır.
As far as I know, she has not yet married.
- Bildiğim kadarıyla, o hâlâ bekâr.