İrlanda oya işleriyle meşhurdur.
- Ireland is famous for lace.
Zülfikar, dördüncü İslam halifesi olan Hazret-i Ali'nin meşhur kılıcıydı.
- Zulfiqar was the famous sword of Hazret-i Ali, fourth caliph of Islam.
Şarkıcı sadece Japonya'da değil, aynı zamanda Avrupa'da da ünlü.
- The singer is famous not only in Japan but also in Europe.
Onun kitabı sadece İngiltere'de ünlü değil, Japonya'da da ünlü.
- His book is famous not only in England but also in Japan.
O tanınmış bir dağdır.
- That's a famous mountain.
Jim Carrey iyi ve çok tanınmış bir komedyendir.
- Jim Carrey is very famous and a good comedian.
Biz mükemmel bir biçimde geçindik.
- We got along famously.
Some people are only famous within their city.
... this motion city is famous for its pottery ...
... animals was also famous for the town of this week's particularly during the ...