Konser büyük bir hayal kırıklığıydı.
- The concert was a big disappointment.
Parti büyük bir hayal kırıklığıydı.
- The party was a big disappointment.
Tom da bazı hayal kırıklıkları yaşadı.
- Tom also had some disappointments.
İnsanoğlunun hayatında niçin hayal kırıklıkları vardır?
- Why are there disappointments in human life?
Her disappointment was apparent to everyone.
- Ihre Enttäuschung war für alle offensichtlich.
She cloaked her disappointment with a smile.
- Sie versteckte ihre Enttäuschung hinter einem Lächeln.