Piknik bir hayal kırıklığıydı.
- The picnic was a disappointment.
Parti büyük bir hayal kırıklığıydı.
- The party was a big disappointment.
İnsanoğlunun hayatında niçin hayal kırıklıkları vardır?
- Why are there disappointments in human life?
Bir bilge bir defasında yaşamın hayal kırıklıkları dizisi olduğunu söyledi.
- A wise man once said, life is a series of disappointments.
Her disappointment was apparent to everyone.
- Ihre Enttäuschung war für alle offensichtlich.
She cloaked her disappointment with a smile.
- Sie versteckte ihre Enttäuschung hinter einem Lächeln.