eastern; oriental

listen to the pronunciation of eastern; oriental
الإنجليزية - التركية
doğu
şark
şarki
orient
{f} yönlendirmek
orient
doğuya ait
orient
{f} yönelt
orient
{f} yöneltmek
orient
doğan/doğu
orient
{s} doğuya özgü
orient
{s} doğan
orient
parlak
orient
{f} doğuya doğru yapmak
orient
doğuya yöneltmek
orient
yükselen
orient
göğün doğu kısmı
orient
(Askeri) AYARLAMAK: Bir hava fotoğrafını okurken, fotoğrafı çekildiği anda ışığın geldiği istikametteki bir ışık açısında tutmak
orient
incinin üzerindeki açık mavi parlaklık
orient
{f} doğrultmak
orient
alışmak
orient
genellikle Asya memleketleri
orient
parıltılı
الإنجليزية - الإنجليزية
orient
eastern; oriental
المفضلات