Tom abandoned his car that had run out of gasoline and started walking.
- Tom benzini biten arabasını terk etti ve yürümeye başladı.
The cost of gasoline keeps on going up.
- Benzinin maliyeti yükselmeye devam ediyor.
Shortly after the fire started, the petrol station exploded.
- Yangın başladıktan kısa bir süre sonra benzin istasyonu patladı.
Our car will run out of petrol in 2 minutes.
- İki dakika içerisinde arabamızın benzini biter.
He puts aside some gas.
- O bir kenara biraz benzin koydu.
I usually gas up the car at this service station.
- Ben, genellikle bu servis istasyonunda arabaya benzin alırım.
Gasoline is more flammable than fuel oil.
- Benzin, fuel oil'den daha yanıcıdır.
Tom looked down at the fuel gauge.
- Tom benzin göstergesine baktı.