Bu insanlar önyargılı.
- These people are prejudiced.
Kadın sürücülere karşı önyargılıydı.
- He was prejudiced against women drivers.
Sami'nin görüşü ciddi şekilde bozulmuştu.
- Sami's vision was severely impaired.
Sigara içmek sağlığını etkiler.
- Smoking affects your health.
Çocukluğunda ne yaparak harcadığın zaman hayatının geriye kalanını etkiler.
- What you spend time doing in your childhood affects the rest of your life.
Önerilen kanun çok kusurlu.
- The proposed law is very flawed.
Önerilen kanun esasen kusurludur.
- The proposed law is fundamentally flawed.