I'll open a bank account.
- Banka hesabı açacağım.
There is a shortage of money in Brian's wallet and bank account.
- Brian'ın cüzdan ve banka hesabında az para var.
I'll open a bank account.
- Banka hesabı açacağım.
It's rumored that he has a lot of money stashed away in a Swiss bank account.
- Onun bir İsviçre banka hesabında gizlenmiş çok fazla parası olduğu söyleniyor.
He gets a reasonable salary as a bank clerk.
- Bir banka memuru olarak makul bir maaş alır.
My father is a bank clerk.
- Babam bir banka memuru.
I know Tom is a bank manager.
- Tom'un bir banka müdürü olduğunu biliyorum.
The bank manager distrusted one of the cashiers.
- Banka müdürü, kasiyerlerden birine güvenmedi.
Bank robbery will cost you ten years in prison.
- Banka soygunu sana hapishanede on yıla malolacak.
A bank robbery took place here three days ago.
- Üç gün önce burada bir banka soygunu gerçekleşti.
Online banking is very convenient.
- Online bankacılık çok uygun.
The banking industry lobbied for deregulation.
- Bankacılık sektörü deregülasyon için lobi yaptı.
This is a post office and that is a bank.
- Bu bir postane, şu ise bir bankadır.
The bank lent her 500 dollars.
- Banka ona 500 dolar ödünç verdi.