I heard someone call my name from behind.
- Ben, birinin arkadan adımı seslendiğini duydum.
We were attacked from behind.
- Arkadan saldırıya uğradık.
I trusted them, and they stabbed me in the back.
- Onlara güvenmiştim ve beni arkadan bıçakladılar.
I trusted him, and he stabbed me in the back.
- Ona güvendim ve o beni arkadan bıçakladı.
He attacked me from the rear.
- O bana arkadan saldırdı.
I heard someone call my name from behind.
- Ben, birinin arkadan adımı seslendiğini duydum.
Tom hugged Mary from behind.
- Tom Mary'ye arkadan sarıldı.
I have a facial boil. There's a painful lump at the back of one nostril.
- Bir yüz çıbanım var.Bir burun deliğinin arkasında acılı bir yumru var.
There is a church at the back of my house.
- Evimin arkasında bir kilise var.
Please move to the rear of the bus.
- Lütfen otobüsün arkasına doğru ilerleyin.
The hijackers moved to the rear of the plane.
- Korsanlar uçağın arkasına ilerledi.
The tail at the rear of the plane provides stability.
- Uçağın arkasındaki kuyruk denge sağlar.
Your right taillight is busted.
- Sağ arka lamban patlamış.
Women really are quite dangerous. The more I think about this, the more I'm able to understand the reasoning behind face covering.
- Kadınlar gerçekten oldukça tehlikeliler. Bu konuda ne kadar çok düşünürsem, o kadar çok yüz örtüsünün arkasındaki nedeni anlayabileceğim.
My cat purrs when I scratch behind his ears.
- Kulağının arkasını kaşıdığımda,kedim mırıldanır.
Sami felt a little bit superior to his friends.
- Sami kendini arkadaşlarından biraz üstün hissetti.
Who needs friends! They'll just betray you in the end.
- Kimin arkadaşlara ihtiyacı var! Onlar sonunda sana ihanet edeceklerdir sadece.
Applaud, friends, the comedy has ended.
- Alkışlıyoruz, arkadaşlar, komedi sona erdi.
All in all, after ten years of searching, my friend got married to a girl from the Slantsy region.
- Her şeyi düşünerek, on yıllık araştırmadan sonra, arkadaşım Slantsy bölgesinden bir kızla evlendi.
I spent the whole afternoon chatting with friends.
- Bütün öğleden sonrayı arkadaşlarla sohbet ederek geçirdim.
A friend of mine can speak Hindi fluently.
- Bir arkadaşım akıcı bir biçimde Hintçe konuşabilir.
The horse rose on its hind legs.
- At arka ayaklarının üzerinde yükseldi.
I want to thank my friends and family for supporting me.
- Beni destekledikleri için arkadaşlarıma ve aileme teşekkür etmek istiyorum.
Her boyfriend was not supportive.
- Erkek arkadaşı destekleyici değildi.
We have a small backyard.
- Bizim küçük bir arka bahçemiz var.
There is a small pond in back of my house.
- Evimin arkasında küçük bir gölet var.
He has a wealthy supporter behind him.
- Arkasında zengin bir destekleyicisi var.
Your father's friends aren't his only supporters.
- Senin babanın arkadaşları onun tek destekçileri değil.