His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl.
- Ebeveynlerinin görüşü onun kazandıklarını aptal bir kıza harcamasıydı.
His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl.
- Ebeveynlerinin görüşü onun kazancını aptal bir kıza harcadığı idi!
Why did you say such a stupid thing?
- Neden böyle aptalca bir şey söyledin?
Everything too stupid to say is sung.
- Söylenemeyecek kadar aptalca olan her şey söylenir.
It's foolish taking a taxi when you can easily walk to the station.
- İstasyona kolayca yürüyebilirken bir taksiye binmek aptalca.
They said the deal was foolish.
- Onlar anlaşmanın aptalca olduğunu söyledi.
You've acted foolishly and you will pay for it.
- Aptalca davrandın,bunun hesabını ödeyeceksin.
A fool and his money are soon parted.
- Aptal ve parası çabuk ayrılırlar
I thought you were a dummy.
- Ben senin bir aptal olduğunu düşünüyordum.
His boyfriend is an idiot.
- Onun erkek arkadaşı aptal.
Idiot! She's not being honest when she says she loves you. Haven't you figured it out yet? She's just a gold digger.
- Aptal! Seni sevdiğini söylediğinde dürüst olmuyor. Hâlâ anlamadın mı? O, tam bir altın arayıcısı.
You're not an innocent girl, are you?
- Sen aptal bir kız değilsin, değil mi?
He is too dumb to fear danger.
- O, tehlikeden korkmayacak kadar aptaldır.
Not all blondes are dumb.
- Tüm sarışınlar aptal değildir.
It sounds a bit goofy.
- O biraz aptal görünüyor.
You goofed, didn't you?
- Sen aptalca davrandın, değil mi?
This imbecile has sharp teeth.
- Bu aptalın keskin dişleri var.
It's better to be alone than with some dumbass by your side.
- Yalnız olmak yanında birkaç aptalla birlikte olmaktan daha iyidir.
What do you say we ditch this bozo and have some fun?
- Bu aptaldan kurtulup biraz eğlenmeye ne dersiniz?
He's a twat. I can't listen to his nonsense anymore.
- O bir aptal. Onun saçmalıklarını artık dinleyemem.
Tom is by no means unintelligent. He is just lazy.
- Tom asla aptal değildir, O sadece tembeldir.
Get your ass over here, you idiot!
- Çabuk buraya gel, seni aptal!
We're not going to do anything crazy.
- Aptalca bir şey yapmayacağız.
That was a crazy thing to do.
- O yapmak için aptalca bir şeydi.
The people all praised the emperor's clothes without telling him the truth so as not to seem stupid, until a little boy said, The emperor is naked!
- İnsanların hepsi küçük bir çocuk İmparator çıplak! deyinceye kadar aptal görünmemek için ona gerçeği söylemeden imparatorun giysilerini övdü.
Television gets us stupid. Televizyon bizi aptallaştırıyor.
Is it hard to fool you?
- Seni aptal yerine koymak zor mu?
Worse than a simple fool is a fool believing himself intelligent.
- Kendini zeki sanan bir aptal, basit bir aptaldan daha kötüdür.
I am not so simple as to believe that.
- Ona inanacak kadar aptal değilim.
Tom does do some goofy things from time to time.
- Tom zaman zaman bazı aptalca şeyler yapıyor.
Tom does do some goofy things.
- Tom bazı aptalca şeyler yapıyor.
Internet comments are generally idiotic.
- İnternet yorumları genellikle aptalca.
It's the most idiotic thing I've seen in my life.
- Bu, hayatımda gördüğüm en aptalca şey.
Tom called me a stupid jerk.
- Tom bana aptal pislik derdi.
Tom is obviously a jerk.
- Tom açıkçası bir aptal.