a person under the age of legal competence

listen to the pronunciation of a person under the age of legal competence
الإنجليزية - التركية

تعريف a person under the age of legal competence في الإنجليزية التركية القاموس.

minor
yardımcı
minor
{i} üniversitede ikinci branş
minor
ikinci derecede olan
minor
(İnşaat) azınlık

Yeni yasa dini azınlıkları oy verme haklarından mahrum edecek. - The new law will deprive religious minorities of their right to vote.

Küçük ama sesli bir azınlık, toplantının kesilmesine yol açtı. - A small, but vocal minority, disrupted the meeting.

minor
ufak

Ufak detaylar hakkında endişelenme. - Don't worry about the minor details.

Dan ufak yaralarla kurtuldu. - Dan survived with minor injuries.

minor
(Ticaret) daha önemsiz
minor
küçük

Bu sadece küçük bir başarısızlık. - It's only a minor setback.

Küçük kozmetik detaylar hakkında endişelenerek zaman kaybetmektense web sitemiz için içerik yaratarak zamanımızı harcamalıyız. - We should spend our time creating content for our website rather than wasting time worrying about minor cosmetic details.

minor
minör
minor
ikincil
minor
ergin olmayan çocuk
minor
daha küçük
minor
üniversitede ikinci branşa ait
minor
{i} ergin olmayan kimse, rüştünü ispat etmemiş kimse
minor
kücük
minor
rüştünü ispat etmemiş kimse
minor
rüştünü ispat etmemiş
minor
{s} reşit olmayan

Reşit olmayanlar buraya giremez. - Minors can't come in here.

Kanun, reşit olmayanların sigara içmesini yasaklıyor. - The law prohibits minors from smoking.

minor
önemi az
minor
{i} (üniversitede) yardımcı branş. 3
minor
(Tıp) Küçük (Parvus'un komparatif şekli), minoris
الإنجليزية - الإنجليزية
minor
a person under the age of legal competence

    الواصلة

    a per·son un·der the age of le·gal com·pe·tence

    التركية النطق

    ı pırsın ʌndır dhi eyc ıv ligıl kämpıtîns

    النطق

    /ə ˈpərsən ˈəndər ᴛʜē ˈāʤ əv ˈlēgəl ˈkämpətəns/ /ə ˈpɜrsən ˈʌndɜr ðiː ˈeɪʤ əv ˈliːɡəl ˈkɑːmpətɪns/
المفضلات